Herhangi bir kelime yazın!

"groan" in Turkish

inlemekhomurdanmak

Definition

Acı, üzüntü veya rahatsızlık hissettiğinde derin bir ses çıkarmak; bazen düşük sesle yakınmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok günlük konuşmada kullanılır. Hem fiziksel acıyı ('groan with pain') hem de sıkıntı veya şikayeti ('groan about homework') ifade edebilir. Eşyaların çıkardığı sesler için de kullanılır. 'Moan' daha duygusal bir anlam taşır.

Examples

He groaned when he hurt his leg.

Bacağına zarar verince **inledi**.

The students groaned when they got more homework.

Öğrenciler daha fazla ödev verilince **homurdandılar**.

I heard the old door groan as it opened.

Eski kapı açılırken **inledi**ğini duydum.

My brother always groans when he has to get up early.

Kardeşim erken kalkmak zorunda kalınca her zaman **inler**.

She couldn't help but groan at his bad joke.

Onun kötü şakasına **inlemekten** kendini alamadı.

Everyone groaned when the movie suddenly ended.

Film aniden bitince herkes **inledi**.