Herhangi bir kelime yazın!

"grating" in Turkish

ızgararahatsız edici (ses)

Definition

Izgara, metal veya ahşap çubuklardan yapılmış aralıklı bir yapıdır ve genellikle kapak veya engel olarak kullanılır. Aynı zamanda kulağa kötü ve rahatsız edici gelen bir sesi de tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'Izgara' genellikle rögar kapağı veya pencere teli anlamındadır. Sıfat haliyle 'rahatsız edici ses' anlamında 'grating noise', 'grating voice' kalıplarında kullanılır. 'Great' ile karıştırmayın.

Examples

The cat walked carefully over the grating on the street.

Kedi sokaktaki **ızgara**nın üzerinden dikkatlice yürüdü.

There is a metal grating covering the drain.

Gideri kaplayan metal bir **ızgara** var.

Her voice had a grating quality that was hard to ignore.

Sesinin **rahatsız edici** bir tonu vardı ve bunu göz ardı etmek zordu.

The sound of chalk on the board is so grating it makes my teeth hurt.

Tahtada tebeşir sesi o kadar **rahatsız edici** ki dişlerim kamaşıyor.

We dropped our keys and they fell through the grating near the sidewalk.

Anahtarlarımızı düşürdük ve onlar kaldırımdaki **ızgara**dan aşağı düştü.

His grating laugh could be heard from the other room.

Onun **rahatsız edici** kahkahası diğer odadan bile duyuluyordu.