"grandfather in" in Turkish
Definition
Yeni kurallar getirildiğinde birinin eski haklarını veya kurallarını korumasına izin vermek; genellikle değişiklikten önce başlayanlar için geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî, hukuki veya iş alanında kullanılır; aileyle ilgili değildir. 'Çalışanlar grandfathered in oldu' gibi yapılarda görünür. Kural değişikliğinden önce orada olanlara istisna sağlamak için kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir.
Examples
Existing customers were grandfathered in when the company raised prices.
Şirket fiyatları artırdığında mevcut müşteriler **grandfathered in** oldu.
People who bought homes before the new law were grandfathered in.
Yeni yasadan önce ev alanlar **grandfathered in** oldu.
The old employees were grandfathered in under the new benefits plan.
Eski çalışanlar yeni yan haklar planında **grandfathered in** oldu.
I was grandfathered in to the unlimited data plan, so I still pay the old price.
Sınırsız internet paketine **grandfathered in** olduğum için hâlâ eski fiyattan ödüyorum.
After the school dress code changed, seniors were grandfathered in and didn't have to buy new uniforms.
Okul kıyafet yönetmeliği değişince, son sınıflar **grandfathered in** oldu ve yeni üniforma almak zorunda kalmadı.
We can't offer that deal anymore, but some old subscribers are still grandfathered in.
Artık o fırsatı sunamıyoruz; ama bazı eski aboneler hâlâ **grandfathered in** durumunda.