"goer" in Turkish
Definition
Belirli bir yere ya da etkinliğe düzenli olarak giden kişiyi belirtir; genellikle bileşik isimlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kendi başına kullanılmaz; 'sinema katılımcısı', 'parti müdavimi' gibi kelime birleşiklerinde görünür. Genellikle yazılı ve resmi dilde tercih edilir.
Examples
She is a regular churchgoer.
O düzenli bir kilise**katılımcısı**dır.
Many moviegoers lined up for tickets.
Birçok sinema**izleyicisi** bilet almak için sıraya girdi.
He is a partygoer and loves dancing.
O bir parti**katılımcısı** ve dans etmeyi çok sever.
I've always been a theatergoer, so I know all the best shows in town.
Ben her zaman bir tiyatro**izleyicisi** oldum, bu yüzden şehirdeki en iyi gösterileri bilirim.
During the summer, festivalgoers come from all over the country.
Yaz aylarında festival**katılımcıları** ülkenin dört bir yanından gelirler.
Not really a gymgoer? That's okay, you can exercise at home too.
Gerçekten bir spor salonu**katılımcısı** değil misin? Sorun yok, evde de egzersiz yapabilirsin.