"go to town" in Turkish
Definition
Bir işi büyük bir enerji ve hevesle yapmak, bazen de fazla harcamak veya abartılı şekilde davranmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan bir ifadedir; genelde alışveriş, parti, etkinlik gibi abartılı çabalar için kullanılır ve işi büyütüp ekstra çaba harcamak anlamı taşır.
Examples
Let's go to town this weekend and see a movie.
Bu hafta sonu **coşalım** ve sinemaya gidelim.
She really went to town decorating her house for the holidays.
Tatiller için evini süslerken gerçekten **coştu**.
If you bake a cake, you should go to town with the decorations.
Eğer pasta yapacaksan, süslemede **işi abart**.
Wow, you really went to town on this party—everything looks amazing!
Vay canına, bu parti için gerçekten **coşmuşsun**—her şey harika görünüyor!
He always goes to town when he cooks, making three courses and fancy desserts.
O yemek yaparken her zaman **coşar**, üç çeşit yemek ve gösterişli tatlılar hazırlar.
They decided to go to town on their wedding and invited everyone they know.
Düğünlerinde **işi abartmaya** karar verdiler ve tanıdıkları herkesi davet ettiler.