"globules" in Turkish
Definition
Bilimsel veya tıbbi olarak kullanılan, genellikle sıvı ya da başka maddelerin küçük yuvarlak damlaları veya topları.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilim veya tıp alanında (‘fat globules’, ‘blood globules’) kullanılır; günlük konuşmada pek rastlanmaz.
Examples
The microscope showed many fat globules in the milk.
Mikroskop altında sütte birçok yağ **küreciği** görüldü.
Red blood globules carry oxygen in our bodies.
Kırmızı kan **kürecikleri** vücudumuzda oksijen taşır.
You can see small globules of oil floating on water.
Suyun üzerinde küçük yağ **kürecikleri** görebilirsiniz.
After shaking the salad dressing, tiny globules of oil form all over.
Salata sosu çalkalandıktan sonra her yerde küçük yağ **kürecikleri** oluşur.
Scientists often measure the size of globules under a microscope.
Bilim insanları genellikle mikroskop altında **küreciklerin** büyüklüğünü ölçer.
The white globules in her eye drops help with dryness.
Göz damlasındaki beyaz **kürecikler** kuruluğa iyi gelir.