"glims" in Turkish
Definition
‘Glims’ eski bir kelime olup zayıf ışık, özellikle mum veya lamba ışığı anlamına gelir. Genellikle küçük ve loş ışık kaynakları için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde kullanılmaz, sadece edebi eserlerde veya tarihi konuşmalarda rastlanır. ‘zayıf ışık’ veya ‘mum/lamba ışığı’ için uygundur.
Examples
He lit two glims to see in the dark room.
Karanlık odada görmek için iki **zayıf ışık** yaktı.
The old man blew out the last glim before bed.
Yaşlı adam yatmadan önce son **mum ışığını** üfleyip söndürdü.
She could see the street through the glims in the window.
Penceredeki **zayıf ışık** sayesinde sokağı görebiliyordu.
The thieves moved quietly, their way lit by faint glims.
Hırsızlar sessizce hareket ederek yollarını **zayıf ışıklar** ile aydınlattılar.
In those days, people relied on glims rather than electricity.
O zamanlarda insanlar elektrik yerine **mum ışığına** güvenirlerdi.
He slipped out under the cover of darkness, guided by the soft glow of a single glim.
Karanlıkta sessizce dışarı çıktı, tek bir **zayıf ışığın** yumuşak parıltısında yolunu buldu.