"glimmers" in Turkish
Definition
Çok hafif veya küçük bir ışık, ya da umut veya anlama gibi bir şeyin küçük işareti. Genellikle henüz yeni başlayan ya da zar zor fark edilen bir durumu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'glimmers' genellikle 'of' ile birlikte kullanılır ('glimmers of hope' gibi). Belirsiz, hafif ve henüz belirginleşmemiş durumlar için tercih edilir. Yazılı veya betimleyici ifadelerde sıkça geçer.
Examples
The stars showed small glimmers in the night sky.
Yıldızlar gece gökyüzünde küçük **parıltılar** gösteriyordu.
She felt glimmers of hope after hearing the news.
Haberi duyduktan sonra içinde **umut belirtisi** hissetti.
The fire gave off faint glimmers in the darkness.
Ateş karanlıkta hafif **parıltılar** yayıyordu.
There are still glimmers of kindness in this city, even when things look tough.
Zor zamanlarda bile bu şehirde hâlâ **nazikçe bir parıltı** var.
His face broke into glimmers of a smile at her joke.
Onun şakasıyla yüzünde **gülümsemenin hafif parıltısı** belirdi.
Even in disappointment, she found glimmers of what could be possible next time.
Hayal kırıklığına rağmen, bir dahaki sefere ne olabileceğine dair **küçük bir umut belirtisi** buldu.