"glimmering" in Turkish
Definition
Zayıf ve kararsız bir şekilde parlayan; yumuşakça ışıldayan veya uzaktan hafifçe görünen parlak ışık için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle şiirsel veya sanatsal ifadelerde, ışık ya da umut gibi durumlar için kullanılır; 'glittering'den daha hafif bir parlaklık belirtir.
Examples
The stars looked glimmering in the night sky.
Yıldızlar gece gökyüzünde **hafifçe parlıyordu**.
There was a glimmering light at the end of the tunnel.
Tünelin sonunda **titrek ışıldayan** bir ışık vardı.
The lake was glimmering under the moonlight.
Göl, ay ışığında **hafifçe parlıyordu**.
She noticed a glimmering ring on the table.
Masanın üstünde **hafifçe parlayan** bir yüzük fark etti.
A glimmering of hope remained after the bad news.
Kötü haberlere rağmen bir **hafifçe parlayan** umut kaldı.
We could see the city’s glimmering lights from the hilltop.
Tepenin tepesinden şehrin **titrek ışıldayan** ışıklarını görebiliyorduk.