Herhangi bir kelime yazın!

"gleam" in Turkish

parıltıhafif ışık

Definition

Yumuşak veya kısa süren bir ışık parıltısı. Ayrıca kısa süreli duygu veya nitelik belirtisi için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Gleam' genellikle şiirsel veya betimleyici şekilde, gözlerdeki, metallerdeki ya da uzak bir cisimdeki hafif ışık için kullanılır. 'a gleam of hope' küçük bir umut belirtisidir.

Examples

The moon gave a soft gleam on the water.

Ay suya hafif bir **parıltı** verdi.

I saw a gleam in her eyes when she smiled.

Gülümsediğinde gözlerinde bir **parıltı** gördüm.

The knife had a silver gleam.

Bıçakta gümüş bir **parıltı** vardı.

There was a gleam of hope after the good news.

İyi haberden sonra bir **umut parıltısı** oluştu.

Sunlight made the windows gleam in the morning.

Güneş ışığı sabahları pencereleri **parlattı**.

His face started to gleam with excitement.

Yüzü heyecanla **parladı**.