"give the game away" in Turkish
Definition
Birinin saklamaya çalıştığı bir sırrı ya da sürprizi farkında olmadan ortaya çıkarmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi konuşmalarda, bilerek değil de kazara sırrı açık etmek anlamında kullanılır. Kelime anlamıyla oyunla alakalı değildir.
Examples
Don't give the game away before Emma's party starts.
Emma'nın partisi başlamadan önce **sırrı açık etme**.
He smiled and almost gave the game away.
O gülümsedi ve neredeyse **sırrı açık ediyordu**.
Try not to give the game away when you talk to Sarah.
Sarah ile konuşurken **sırrı açık etmemeye** çalış.
You just gave the game away by telling him about the cake!
Ona pastadan bahsedip **işi ele verdin**!
If you keep hinting, you'll give the game away.
Sürekli ipucu verirsen **sırrı açık edersin**.
Everyone kept quiet so nobody would give the game away.
Kimse **sırrı açık etmesin** diye herkes sessiz kaldı.