"give of" in Turkish
Definition
Başka insanlara yardım etmek için çokça zamanını, enerjisini veya çabasını vermek, genellikle karşılık beklemeden ve fedakârca.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ya da törensel bir ifadedir, çoğunlukla birine veya bir amaca adanmışlığı överken kullanılır (‘give of oneself’). ‘give up’ (vazgeçmek) ile karıştırmayın. Günlük konuşmada nadiren duyulur.
Examples
She always gives of her time to help the community.
O her zaman topluma yardım etmek için zamanını **adıyor**.
Volunteers give of themselves every day at the hospital.
Gönüllüler her gün hastanede kendilerinden **veriyor**.
He is willing to give of his knowledge for the benefit of others.
Başkalarının yararı için bilgisini **paylaşmaya** istekli.
People who give of themselves inspire others around them.
Kendilerinden **veren** insanlar, çevresindekilere ilham verir.
Despite being busy, she always finds ways to give of herself.
Meşgul olmasına rağmen her zaman kendinden **vermenin** bir yolunu bulur.
Those who truly give of their hearts make the world better.
Gerçekten kalpten kendinden **verenler**, dünyayı daha iyi yaparlar.