"give grief" in Turkish
Definition
Birini gereksiz veya sık sık rahatsız etmek, eleştirmek ya da sıkıntı çıkarmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, samimi konuşmalarda daha sık kullanılır. Hem şaka amaçlı hem de ciddi bir dert veya eleştiri için kullanılabilir.
Examples
My little brother always gives me grief when I do my homework.
Küçük kardeşim ödev yaparken bana hep **sıkıntı verir**.
My computer is giving me grief today.
Bugün bilgisayarım bana gerçekten **dert oluyor**.
The teacher gave us grief about not doing our project.
Projeyi yapmadığımız için öğretmen bize **sıkıntı çıkardı**.
If your friends give you grief, just ignore them.
Arkadaşların sana **dert ediyorsa**, onları görmezden gel.
The traffic in this city really gives me grief every morning.
Bu şehirdeki trafik her sabah bana gerçekten **dert oluyor**.
Don’t give me grief about being late—I got stuck in a meeting.
Geç kaldım diye bana **sıkıntı verme**—toplantıya takıldım.