"get a laugh" in Turkish
Definition
Birini güldürmek için komik bir şey söylemek veya yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşma ve komedi ortamlarında sık kullanılır. 'Gülmek sağlamak için uğraşmak' şeklinde de geçebilir. Komik durumlar kasıtlı veya tesadüfi olabilir.
Examples
The clown tried to get a laugh from the children.
Palyaço çocuklardan **gülmek sağlamaya** çalıştı.
He told a joke to get a laugh.
O, **gülmek sağlamak** için bir fıkra anlattı.
Sometimes, even a silly face can get a laugh.
Bazen saçma bir surat bile **gülmek sağlayabilir**.
He’ll do anything to get a laugh, even at his own expense.
O, **gülmek sağlamak** için her şeyi yapar, kendiyle dalga geçmek bile dahil.
The comedian’s stories always get a laugh from the audience.
Komedyenin hikâyeleri her zaman izleyiciden **gülmek sağlar**.
She loves to get a laugh out of her friends during lunch.
O, öğle yemeğinde arkadaşlarından **gülmek sağlamayı** çok sever.