"geologic" in Turkish
Definition
Jeoloji bilimiyle veya Dünya'nın yapısı, tarihi ve süreçleriyle ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik veya akademik bağlamlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. Çoğunlukla isimlerden önce ('geologic time', 'geologic layer') gelir.
Examples
A geologic map shows the types of rocks in an area.
Bir **jeolojik** harita bir bölgedeki kaya türlerini gösterir.
Scientists study geologic layers to learn about Earth's past.
Bilim insanları, Dünya'nın geçmişini öğrenmek için **jeolojik** katmanları inceler.
The Grand Canyon is famous for its geologic features.
Büyük Kanyon, **jeolojik** özellikleriyle ünlüdür.
Each geologic era tells a unique story about our planet.
Her bir **jeolojik** çağ, gezegenimiz hakkında benzersiz bir hikaye anlatır.
Major earthquakes often mark important geologic events in history.
Büyük depremler genellikle önemli **jeolojik** olayları işaret eder.
That strange rock might have a geologic explanation.
O tuhaf kayanın **jeolojik** bir açıklaması olabilir.