"gaze at" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye hayranlık, şaşkınlık ya da düşünceli bir şekilde uzun süre bakmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygusal, hayranlık dolu veya düşünceli anlarda kullanılır; 'yıldızlara bakmak' gibi. Agresif bir anlam içermez.
Examples
She gazed at the beautiful painting for minutes.
O, birkaç dakika boyunca güzel tabloya **dikkatle baktı**.
The children gazed at the fireworks in awe.
Çocuklar hayranlıkla havai fişeklere **dikkatle baktı**.
He loves to gaze at the stars every night.
Her gece yıldızlara **bakmayı** çok sever.
They sat on the bench, quietly gazing at the sunset together.
Bir bankta oturup sessizce beraber gün batımına **baktılar**.
I caught myself gazing at her, lost in thought.
Dalmış şekilde ona **baktığımı** fark ettim.
People often gaze at the ocean when they want to relax and clear their minds.
İnsanlar rahatlamak ve kafalarını boşaltmak istediklerinde genellikle denize **bakarlar**.