"gaseous" in Turkish
Definition
Bir maddenin katı veya sıvı değil, gaz halinde olduğunu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel ve teknik alanlarda sıkça geçer. 'gaseous state' gibi ifadelerde kullanılır. 'gas' (isim) ile karıştırmayın; 'gaseous' sıfattır.
Examples
Oxygen can exist in a gaseous state.
Oksijen **gaz halinde** bulunabilir.
Water becomes gaseous when it boils.
Su kaynadığında **gaz haline** gelir.
The planet's atmosphere is mostly gaseous.
Gezegenin atmosferi büyük ölçüde **gaz halindedir**.
Natural gas is a gaseous fuel commonly used for heating.
Doğal gaz yaygın olarak kullanılan bir **gazsal** yakıttır.
When you open a can of soda, some gaseous carbon dioxide escapes.
Bir soda kutusu açtığınızda biraz **gaz halinde** karbondioksit dışarı çıkar.
Hydrogen is often stored as a liquid but is naturally gaseous at room temperature.
Hidrojen genellikle sıvı olarak depolanır ama oda sıcaklığında doğal olarak **gaz halindedir**.