Herhangi bir kelime yazın!

"garnished" in Turkish

süslenmişhaczedilmiş (maaş vb.)

Definition

Özellikle yiyeceklerde, yemeğin daha çekici görünmesi için küçük malzemelerle süslenmiş; hukuki olarak ise maaşın bir kısmının mahkeme kararıyla kesilmesi anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'garnished with' ifadesi genellikle yiyecekler için kullanılır. Hukuki bağlamda maaşa el konulması (kesinti) anlamını taşır.

Examples

Every dessert is garnished differently at this restaurant.

Bu restoranda her tatlı farklı şekilde **süslenir**.

His salary was garnished by the court due to unpaid debts.

Maaşı, ödenmemiş borçlar nedeniyle mahkeme tarafından **haczedildi**.

The cake was garnished with fresh strawberries.

Pasta, taze çileklerle **süslenmişti**.

The soup was garnished with herbs before serving.

Çorba, servis edilmeden önce otlarla **süslenmişti**.

Her plate was beautifully garnished with lemon slices.

Tabağı, limon dilimleriyle güzelce **süslenmişti**.

The chicken comes garnished with a sprig of rosemary for extra flavor.

Tavuk, fazladan lezzet için bir dal biberiye ile **süslenmiş** olarak gelir.