Herhangi bir kelime yazın!

"gamekeeper" in Turkish

av bekçisi

Definition

Büyük bir arazide, özellikle avlamak için yabani hayvanları ve kuşları koruyup yöneten kişi.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok Britanya İngilizcesinde kullanılır; kamu parklarından ziyade özel araziler için geçerlidir. Avcılıkla ve kırsal yaşamla ilgilidir, günlük konuşmada az geçer.

Examples

The gamekeeper watches over the forest.

**Av bekçisi** ormanı gözetler.

A gamekeeper feeds the birds.

Bir **av bekçisi** kuşları besliyor.

The children talked to the gamekeeper about animals.

Çocuklar hayvanlar hakkında **av bekçisi** ile konuştular.

The estate hired a new gamekeeper before hunting season.

Av sezonu başlamadan önce malikâne yeni bir **av bekçisi** tuttu.

The gamekeeper made sure there was enough food for the deer all winter.

**Av bekçisi** bütün kış boyunca geyiklerin yeterince yiyeceği olmasını sağladı.

When we visited Scotland, we met a friendly gamekeeper who showed us around the estate.

İskoçya'yı ziyaret ettiğimizde, bizi arazide gezdiren cana yakın bir **av bekçisi** ile tanıştık.