"gain on" in Turkish
Definition
Takip ettiğiniz veya rekabet ettiğiniz birisine ya da bir şeye yavaş yavaş yaklaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yarış, rekabet veya mesafenin azalması için kullanılır: 'gain on the leader'. Sahip olmak ya da başarılar için kullanılmaz. Samimi, gündelik bir ifadedir.
Examples
The second runner started to gain on the leader.
İkinci koşucu, lidere **yetişmeye** başladı.
If we drive faster, we might gain on them.
Daha hızlı sürersek onlara **yetişebiliriz**.
Our company is starting to gain on the competition.
Şirketimiz rekabete **yetişmeye** başlıyor.
She noticed the bus was gaining on her as she crossed the street.
Caddeden geçerken otobüsün kendisine **yaklaştığını** fark etti.
The younger chess player is slowly gaining on the champion with each match.
Genç satranç oyuncusu her maçta yavaş yavaş şampiyona **yaklaşıyor**.
You’re pulling ahead now, but I’m starting to gain on you!
Şu an öndesin ama ben sana **yetişmeye** başlıyorum!