"gage" in Turkish
Definition
'Gage', bir sözün ya da borcun yerine getirilmesini güvenceye almak için verilen nesne anlamına gelen, eski ve resmi bir kelimedir. Modern İngilizcede neredeyse hiç kullanılmaz; yalnızca tarihi veya hukuki bağlamlarda görülür.
Usage Notes (Turkish)
Yüksek derecede resmi ve arkaiktir; sadece tarihi metinlerde, yasal belgelerde veya 'throw down the gage' (meydan okumak) gibi deyimlerde rastlanır. 'gauge' (ölçmek) ile karıştırmayın.
Examples
In medieval times, a knight might leave his gage as a promise to return.
Orta Çağ'da bir şövalye, döneceğine dair bir söz olarak **rehin** bırakabilirdi.
The merchant accepted a gage in exchange for goods.
Tüccar, mallar karşılığında bir **rehin** kabul etti.
A gage could be any object of value, such as a ring or a sword.
Bir **rehin**, yüzük veya kılıç gibi herhangi bir değerli nesne olabilirdi.
The king demanded a gage before granting safe passage.
Kral, güvenli geçiş izni vermeden önce bir **rehin** talep etti.
He threw down his gage to challenge his rival to a duel.
Rakibini düelloya davet etmek için **rehin**ini yere attı.
Though rarely used now, 'to throw down the gage' meant to issue a public challenge.
Şimdi neredeyse hiç kullanılmasa da, 'throw down the **gage**' açıkça meydan okumak anlamına gelirdi.