"gag" in Turkish
Definition
Kötü bir koku, tat veya görüntü nedeniyle kusacakmış gibi hissetmek. Ayrıca ağıza tıkanan bez veya kısa espriler anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmalarda hoş olmayan bir şeye tepki olarak 'The smell made me gag' şeklinde kullanılır. Komedi için 'running gag' tekrar eden şaka anlamında. Ağız tıkacı olarak ise kurgu, polisiyede rastlanır.
Examples
The bad smell made me gag.
Kötü koku beni **kusmak üzere** bıraktı.
The police found a gag in the room.
Polis odada bir **ağız tıkacı** buldu.
That little gag in the movie made everyone laugh.
Filmdeki o küçük **şaka** herkesi güldürdü.
I almost gagged when I opened the fridge.
Buzdolabını açınca neredeyse **kustum**.
That joke has become a running gag in our office.
O şaka, ofisimizde bir **running gag** hâline geldi.
The texture of that drink made him gag.
O içeceğin dokusu onu **kusmak üzere** bıraktı.