"futility" in Turkish
Definition
Bir çabanın veya eylemin herhangi bir sonuca ulaşmaması; işe yaramazlık ya da anlamsızlık durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi, felsefi ya da resmi ortamlarda kullanılır. 'the futility of...' kalıbı ile çok yaygındır. Günlük basit işler için kullanılmaz.
Examples
He felt a sense of futility after trying many times.
Defalarca denedikten sonra, bir **boşunalık** duygusu hissetti.
The futility of arguing became clear to him.
Tartışmanın **faydasızlığını** anladı.
They gave up because of the futility of their actions.
Yaptıkları işlerin **boşunalığı** yüzünden vazgeçtiler.
After hours of searching, the futility of the task became obvious.
Saatlerce aradıktan sonra, görevin **boşunalığı** açıkça ortaya çıktı.
Many feel the futility of trying to change old habits.
Birçok kişi eski alışkanlıkları değiştirmeye çalışmanın **faydasızlığını** hisseder.
"Honestly, I just realized the sheer futility of complaining about it."
"Açıkçası, bununla ilgili şikayet etmenin tam bir **faydasızlık** olduğunu yeni anladım."