Herhangi bir kelime yazın!

"freshen" in Turkish

tazelemekferahlatmak

Definition

Bir şeyi daha taze, temiz veya yeni bir hale getirmek. Ayrıca birinin içkisini tazelemek veya rüzgarın kuvvetlenmesi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'freshen up', hızlıca temizlenmek veya üst baş toparlamak anlamındadır. 'Can I freshen your drink?' Amerika İngilizcesinde içecek doldurma teklifidir. Rüzgar için, şiddetlenmesi anlamında kullanılır.

Examples

Let me freshen up before we go out.

Dışarı çıkmadan önce biraz **tazelenmeme** izin ver.

Can I freshen your drink?

İçkinizi **tazeleyebilir** miyim?

Open the windows to freshen the air in the room.

Odadaki havayı **tazelemek** için pencereleri aç.

She excused herself to freshen up in the bathroom before the interview.

Mülakattan önce tuvalette biraz **tazelenmek** için izin istedi.

The wind freshened as the storm moved closer to the coast.

Fırtına kıyıya yaklaşırken rüzgar **kuvvetlendi**.

A coat of paint will really freshen up the living room.

Bir kat boya oturma odasını gerçekten **tazeleyecektir**.