Herhangi bir kelime yazın!

"free lunch" in Turkish

bedava öğle yemeğikarşılıksız teklif (mecazi olarak)

Definition

Bedava verilen öğle yemeği anlamına gelir, fakat genellikle her şeyin bir maliyeti olduğunu, hiçbir şeyin gerçekten bedava olmadığını anlatan mecazi bir ifadedir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve mecazi bir deyimdir. Özellikle 'There’s no such thing as a free lunch' ifadesiyle; her cazip fırsatın, mutlaka bir bedeli olacağı vurgulanır. Gerçek öğle yemeğinden ziyade mecaz anlamda geçer.

Examples

At the event, they served a free lunch to all participants.

Etkinlikte tüm katılımcılara **bedava öğle yemeği** verildi.

The hotel offers a free lunch with every booking.

Otel, her rezervasyona **bedava öğle yemeği** sunuyor.

He learned that there is no such thing as a free lunch.

O, gerçekten **bedava öğle yemeği** diye bir şey olmadığını öğrendi.

Remember, when someone promises you easy money, there’s probably no free lunch.

Unutma, biri kolay para vaat ediyorsa büyük ihtimalle **bedava öğle yemeği** yoktur.

She got a job perk, but soon realized it wasn’t really a free lunch—she had to work even harder.

O, işte bir avantaj elde etti, fakat yakında bunun gerçekten bir **bedava öğle yemeği** olmadığını; daha çok çalışmak zorunda olduğunu anladı.

People love the idea of a free lunch, but there’s always a catch somewhere.

İnsanlar **bedava öğle yemeği** fikrini sever ama her zaman bir şartı vardır.