"freakout" in Turkish
Definition
Ani ve aşırı korku, öfke veya panik gibi duyguların kontrolsüzce patlak vermesi hali.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve samimi konuşmalarda kullanılır. Hem olumlu hem olumsuz aşırı tepkiler için uygundur. 'Freak' kelimesiyle karıştırmayın.
Examples
She had a freakout before her big exam.
Büyük sınavından önce tam bir **aşırı panik** yaşadı.
His loud freakout surprised everyone in the office.
Onun yüksek sesli **krizi** ofisteki herkesi şaşırttı.
A small mistake caused a big freakout.
Küçük bir hata büyük bir **taşkınlığa** neden oldu.
There was a total freakout when the power went out during the concert.
Konser sırasında elektrik gidince tam bir **kriz** yaşandı.
My mom had a bit of a freakout when she saw the mess in the kitchen.
Annem mutfaktaki dağınıklığı görünce biraz **aşırı panik** yaşadı.
Honestly, I had a little freakout when I lost my phone, but I found it.
Dürüst olmak gerekirse, telefonumu kaybedince hafif bir **kriz** geçirdim ama sonra buldum.