"frazzle" in Turkish
Definition
Birini aşırı derecede yorgun, stresli veya tükenmiş hale getirmek; ayrıca bir şeyin çok fazla kullanımdan dolayı yıpranmış olmasını belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'frazzled nerves' (aşırı yıpranmış sinirler) veya 'worn to a frazzle' (tamamen yıpranmak) gibi ifadelerde gündelik olarak kullanılır; resmi dilde pek geçmez.
Examples
After a long day, I am completely frazzled.
Uzun bir günün ardından tamamen **yoruldum**.
Her nerves were frazzled after the exam.
Sınavdan sonra sinirleri tamamen **yıpranmıştı**.
These old wires are worn to a frazzle.
Bu eski kablolar tamamen **yıpranmış**.
All that noise from the kids really frazzled me out.
Çocuklardan gelen tüm bu gürültü beni gerçekten **yordu**.
By Friday, most teachers are totally frazzled.
Cuma günü olduğunda çoğu öğretmen tamamen **yorulmuş** olur.
If you keep working without a break, you’ll just frazzle yourself.
Eğer ara vermeden çalışırsan kendini tamamen **yorarsın**.