Herhangi bir kelime yazın!

"fraught" in Turkish

dolu (olumsuz anlamda)ile dolu (tehlike/sorun/gerginlik vb.)

Definition

Bir durum ya da yer sorun, tehlike, gerginlik gibi olumsuz şeylerle doluysa 'dolu' şeklinde kullanılır. Çoğunlukla negatif anlam taşır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'fraught with' şeklinde ve olumsuz kavramlarla (sorun, tehlike gibi) birlikte kullanılır. Pozitif anlamlar için uygun değildir.

Examples

The journey was fraught with danger.

Yolculuk **tehlikeyle doluydu**.

Their relationship was fraught with tension.

İlişkileri **gerginlik ile doluydu**.

My day has been fraught with problems.

Günüm **sorunlarla doluydu**.

The negotiations were fraught, and no agreement was reached.

Müzakereler **gergin geçti** ve anlaşmaya varılamadı.

His voice was fraught with emotion as he spoke.

Konuşurken sesi **duyguyla doluydu**.

Planning a wedding can be fraught if you don't stay organized.

Bir düğünü planlamak, organize olmazsanız **sorunlarla dolu olabilir**.