Herhangi bir kelime yazın!

"fraudulent" in Turkish

sahtekarcahileli

Definition

Birini kandırarak genellikle yasa dışı şekilde para veya avantaj elde etmek için yapılan eylem, belge veya iddia anlamına gelir. Daha çok sahtecilik veya dolandırıcılıkla ilgilidir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, hukuki veya iş bağlamında kullanılır. 'fraudulent activity', 'fraudulent claim' gibi kalıplarda sık geçer. Küçük hatalar veya sıradan yalanlar için kullanılmaz; kasıtlı ve ciddi bir aldatmayı ifade eder.

Examples

The company was involved in fraudulent activity.

Şirket **sahtekarca** faaliyetlerde bulundu.

He gave a fraudulent signature on the form.

Formda **sahtekarca** bir imza attı.

They were arrested for running a fraudulent scheme.

**Sahtekarca** bir planı yürüttükleri için tutuklandılar.

That email looked really fraudulent, so I deleted it right away.

Bu e-posta çok **sahtekarca** görünüyordu, hemen sildim.

She discovered fraudulent charges on her credit card statement.

Kredi kartı ekstresinde **sahtekarca** harcamaları fark etti.

The lawyer proved the contract was completely fraudulent in court.

Avukat, mahkemede sözleşmenin tamamen **sahtekarca** olduğunu kanıtladı.