"fraternise" in Turkish
Definition
Normalde yakınlaşılmaması ya da arkadaş olunmaması gereken kişilerle dostça zaman geçirmek veya samimi olmak.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime resmi ve ciddi ortamlarda (iş, ordu, siyaset gibi) sıkça kullanılır. 'fraternise with' şeklinde geçer ve sınırı aşan yakınlaşmayı ima eder. Sıradan sosyalleşmeden farklıdır.
Examples
Soldiers must not fraternise with the enemy.
Askerlerin düşmanla **samimi olmaları** yasaktır.
It is not allowed to fraternise at work during work hours.
Çalışma saatlerinde iş yerinde **samimi olmak** yasaktır.
They were warned not to fraternise with members of the rival team.
Rakip takım üyeleriyle **samimi olmamaları** gerektiği konusunda uyarıldılar.
Some staff members were criticized for fraternising with clients outside the office.
Bazı personel, ofis dışında müşterilerle **samimi oldukları** için eleştirildiler.
It’s okay to fraternise with new colleagues, but remember to keep it professional.
Yeni meslektaşlarla **samimi olmak** sorun değil ama profesyonelliği koruyun.
Rumors spread quickly when supervisors started fraternising with employees after hours.
Yöneticiler mesai sonrası çalışanlarla **samimi olmaya** başlayınca dedikodular hızla yayıldı.