"fount" in Turkish
Definition
Kaynak, özellikle bilgi, bilgelik ya da yardım gibi şeylerin asıl çıktığı, başladığı yerdir. Ayrıca fiziksel olarak suyun çıktığı pınar veya kaynak anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle soyut şeylerin kaynağı ('a fount of wisdom' gibi) için resmi ve edebi dilde kullanılır. Gerçek su kaynağı için daha çok 'pınar' ya da 'çeşme' denir.
Examples
He is a fount of knowledge about art history.
Sanat tarihi hakkında tam bir **kaynak**tır.
The mountain spring was the fount of the river.
Dağdaki **kaynak** nehrin başlangıcıydı.
Stories are a fount of inspiration for writers.
Hikâyeler, yazarlar için ilham **kaynağı**dır.
Grandma is the real fount of family traditions.
Büyükanne aile geleneklerinin gerçek **kaynağı**dır.
The book became a fount of ideas for the new project.
Kitap yeni proje için fikir **kaynağı** oldu.
After the rain, water bubbled up from a hidden fount in the garden.
Yağmurdan sonra bahçedeki gizli bir **pınardan** su fışkırdı.