"foundry" in Turkish
Definition
Dökümhane, metalin eritilip kalıplara dökülerek şekil verildiği endüstriyel tesistir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sanayi ve üretim alanında kullanılır. 'Iron foundry', 'steel foundry' gibi sıklıkla metal türüyle anılır. 'Factory' (fabrika) ve 'refinery' (rafineri) ile karıştırılmamalıdır. Terim olarak resmî ve tekniktir.
Examples
The workers at the foundry wear special protective clothing.
**Dökümhane** çalışanları özel koruyucu kıyafetler giyer.
My uncle owns a small foundry in the city.
Amcamın şehirde küçük bir **dökümhanesi** var.
The old foundry closed down last year.
Eski **dökümhane** geçen yıl kapandı.
Jim got a job at the foundry, and now he works night shifts pouring metal.
Jim **dökümhanede** işe girdi ve şimdi gece vardiyalarında metal döküyor.
The museum displays old tools and models from the original foundry that built trains.
Müzede, trenleri üreten orijinal **dökümhaneden** alınmış eski aletler ve modeller sergileniyor.
A lot of the city’s street lamps were made at a local foundry over a hundred years ago.
Şehrin sokak lambalarının çoğu, yüz yıldan fazla bir süre önce yerel bir **dökümhanede** yapılmıştır.