"fornicates" in Turkish
Definition
Evlilik dışında biriyle cinsel ilişkiye girmek anlamına gelir; genellikle dini veya yasal metinlerde, olumsuz bir anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok resmi veya dini bir terimdir; günlük konuşmada kullanılmaz. Genellikle dini veya yasal metinlerde, yargılayıcı bir tonla geçer.
Examples
He fornicates with women outside of marriage.
O, evlilik dışında kadınlarla **zina yapar**.
The law says that anyone who fornicates may be punished.
Kanun, **zina yapan** herkese ceza verilebileceğini söylüyor.
She never fornicates because of her strong beliefs.
Güçlü inançlarından dolayı asla **zina yapmaz**.
People often judge anyone who fornicates, especially in traditional societies.
İnsanlar özellikle geleneksel toplumlarda **zina yapanları** genellikle yargılar.
Even though he fornicates, he keeps it a secret from his family.
O, **zina yapmasına** rağmen bunu ailesinden gizliyor.
The preacher says everyone who fornicates must repent for their sins.
Vaiz, **zina yapan** herkesin günahlarından tövbe etmesi gerektiğini söylüyor.