"forethought" in Turkish
Definition
Bir olay gerçekleşmeden önce olası ihtiyaçları veya sorunları düşünerek plan yapma ya da önceden hazırlıklı olma.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî yazılarda kullanılır. 'have', 'show' veya 'lack' gibi fiillerle beraber kullanılır. Yaygın ifadeler: 'with forethought', 'lack of forethought'. 'Afterthought' (sonradan düşünme) ile karıştırmayın.
Examples
She packed snacks with forethought, knowing the trip would be long.
Seyahatin uzun olacağını bilerek **önceden düşünme** ile atıştırmalıklar hazırladı.
Good forethought can help avoid many problems.
İyi bir **önceden düşünme** birçok sorunun önüne geçebilir.
He showed forethought by bringing an umbrella when the sky looked dark.
Hava karardığında şemsiye getirmesi onun **önceden düşünme** gösterdiğini kanıtladı.
A little forethought would have saved us from this mess.
Biraz **önceden düşünme** bizi bu karmaşadan kurtarabilirdi.
He made the plan with plenty of forethought to cover all possible issues.
Olası tüm sorunlar göz önünde bulundurularak bolca **önceden düşünme** ile plan yapıldı.
You can tell she put a lot of forethought into this event—it’s perfect.
Bu etkinlikte onun ne kadar çok **önceden düşünme** olduğu belli—her şey mükemmel.