"forestall" in Turkish
Definition
Bir olay daha meydana gelmeden önlem alarak engellemek. Genellikle olumsuz durumların önüne geçmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, yazılı İngilizcede yaygın kullanılır. 'forestall a problem' ve 'forestall criticism' gibi kalıplarla sık geçer. Kötü bir durumu önceden engellemek anlamı taşır; 'prevent'ten daha erken ve proaktif bir hareketi vurgular.
Examples
We took steps to forestall any delays.
Herhangi bir gecikmeyi **önlemek** için önlem aldık.
New laws were made to forestall problems in the future.
Gelecekteki sorunları **önlemek** için yeni yasalar çıkarıldı.
The company acted quickly to forestall a crisis.
Şirket bir krizi **önlemek** için hızlı hareket etti.
She answered the question herself to forestall any rumors.
Herhangi bir söylentiyi **önlemek** için soruyu kendisi yanıtladı.
Doctors recommend getting vaccinated to forestall certain diseases.
Doktorlar bazı hastalıkları **önlemek** için aşı olmayı önerir.
He tried to forestall criticism by explaining everything up front.
Eleştiriyi **önlemek** için her şeyi baştan açıkladı.