"foreseeable" in Turkish
Definition
Önceden tahmin edilebilen veya mevcut bilgilerle yakın zamanda olması muhtemel olan bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya iş ortamlarında zaman ifadeleriyle ('önümüzdeki öngörülebilir gelecekte' gibi) kullanılır. Uzak gelecekteki olaylar için kullanılmaz.
Examples
We will not travel in the foreseeable future.
Öngörülebilir gelecekte seyahat etmeyeceğiz.
No changes are likely for the foreseeable period.
Öngörülebilir dönemde herhangi bir değişiklik beklenmiyor.
The company will remain open for the foreseeable future.
Şirket öngörülebilir gelecekte açık kalacaktır.
For the foreseeable future, I’ll be working from home.
Öngörülebilir gelecekte evden çalışacağım.
There's no solution in the foreseeable future.
Öngörülebilir gelecekte bir çözüm görünmüyor.
Economic growth is expected to slow down for the foreseeable future.
Ekonomik büyümenin öngörülebilir gelecekte yavaşlaması bekleniyor.