Herhangi bir kelime yazın!

"force on" in Turkish

zorla kabul ettirmekdayatmak

Definition

Birine istemediği bir şeyi baskı ya da otoriteyle kabul ettirmek veya yaptırmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz durumları anlatır; görüş, kural, alışkanlık vb. istemeden kabul ettirmek için kullanılır ('force something on someone'). Fiziksel güçten çok fikir ve karar dayatmasında kullanılır.

Examples

You shouldn't force your opinion on others.

Görüşünü başkalarına **zorla kabul ettirmemelisin**.

His parents tried to force their rules on him.

Ailesi kurallarını ona **zorla kabul ettirmeye çalıştı**.

I don't want to force anything on you.

Sana **hiçbir şeyi zorla kabul ettirmek** istemiyorum.

Don’t try to force on me what you believe is right.

Senin doğru olduğunu düşündüğünü bana **zorla kabul ettirmeye çalışma**.

The new policy was forced on employees without discussion.

Yeni politika çalışanlara tartışma olmadan **zorla kabul ettirildi**.

He hates it when traditions are forced on him by relatives.

Akrabaları gelenekleri ona **zorla kabul ettirdiğinde** bundan nefret ediyor.