"force on" in Turkish
Definition
Birine istemediği bir şeyi baskı ya da otoriteyle kabul ettirmek veya yaptırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz durumları anlatır; görüş, kural, alışkanlık vb. istemeden kabul ettirmek için kullanılır ('force something on someone'). Fiziksel güçten çok fikir ve karar dayatmasında kullanılır.
Examples
You shouldn't force your opinion on others.
Görüşünü başkalarına **zorla kabul ettirmemelisin**.
His parents tried to force their rules on him.
Ailesi kurallarını ona **zorla kabul ettirmeye çalıştı**.
I don't want to force anything on you.
Sana **hiçbir şeyi zorla kabul ettirmek** istemiyorum.
Don’t try to force on me what you believe is right.
Senin doğru olduğunu düşündüğünü bana **zorla kabul ettirmeye çalışma**.
The new policy was forced on employees without discussion.
Yeni politika çalışanlara tartışma olmadan **zorla kabul ettirildi**.
He hates it when traditions are forced on him by relatives.
Akrabaları gelenekleri ona **zorla kabul ettirdiğinde** bundan nefret ediyor.