"fluidity" in Turkish
Definition
Bir şeyin kolayca akabilmesi ya da fikirler ve hareketlerdeki yumuşak değişkenlik özelliği.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime bilimsel ya da sanatsal bağlamlarda kullanılır. Günlük dilde çok yaygın değildir.
Examples
Water has high fluidity compared to honey.
Suyun **akıcılığı** bala göre yüksektir.
Her dance shows great fluidity and grace.
Onun dansında büyük bir **akıcılık** ve zarafet var.
Language fluidity helps you speak naturally.
Dil **akıcılığı** doğal konuşmanı sağlar.
There's a certain fluidity in her thinking that makes her ideas fresh and exciting.
Onun düşüncesinde bir **akıcılık** var, bu da fikirlerini taze ve ilginç kılıyor.
The fluidity of the meeting meant we could change topics quickly as new ideas came up.
Toplantının **akıcılığı**, yeni fikirler çıktıkça hızlıca konu değiştirmemizi sağladı.
Artists admire the fluidity of lines in traditional calligraphy.
Sanatçılar geleneksel hat sanatındaki çizgilerin **akıcılığına** hayran kalır.