"floundering" in Turkish
Definition
Bir kişi, iş veya proje zor durumda olup ilerleyemediğinde ya da ne yapacağını bilmediğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayriresmî olarak, ilerleyemeyen ya da zorlanan insanlar ve işler için kullanılır. 'Floundering around' yaygın bir ifadedir; 'foundering' (tamamen batmak) ile karıştırmayın.
Examples
The company is floundering because of poor management.
Şirket kötü yönetim nedeniyle **bocalıyor**.
She is floundering in her new job and feels lost.
Yeni işinde **bocalıyor** ve kendini kaybolmuş gibi hissediyor.
The project is floundering due to a lack of direction.
Yön eksikliğinden dolayı proje **bocalıyor**.
I was floundering during the presentation and forgot what to say next.
Sunum sırasında **bocaladım** ve ne söyleyeceğimi unuttum.
He’s been floundering ever since his best friend moved away.
En iyi arkadaşı taşındığından beri **bocalıyor**.
We were all floundering at the start of the new system, but now it’s easier.
Yeni sisteme başlarken hepimiz **bocaladık**, ama şimdi daha kolay.