Herhangi bir kelime yazın!

"flop down" in Turkish

kendini bırakıp oturmakkendini bırakıp uzanmak

Definition

Yorgunluk veya rahatlama nedeniyle bir yere aniden ve ağırlıkla oturmak veya uzanmak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik bir ifadedir, genellikle yorgunluktan bir yere ağırlıkla oturmak veya uzanmak için kullanılır. 'Kendini koltuğa bırakmak' gibi. Nazik ve dikkatli oturma için kullanılmaz.

Examples

I was so tired that I just flopped down on the sofa.

O kadar yorgundum ki doğrudan koltuğa **kendimi bıraktım**.

When he got home, he flopped down on his bed.

Eve gelince yatağına **kendini bırakarak uzandı**.

She took off her shoes and flopped down in the chair.

Ayakkabılarını çıkardı ve koltuğa **kendini bıraktı**.

"Finally home!" he said, and flopped down on the floor with a sigh.

"Sonunda evdeyim!" dedi ve bir nefes alıp yere **kendini bıraktı**.

You can just flop down anywhere after such a long hike.

Böyle uzun bir yürüyüşten sonra istediğin yere **kendini bırakıp oturabilirsin**.

He just flopped down on the grass and closed his eyes.

O sadece çimenlerin üzerine **kendini bırakarak uzandı** ve gözlerini kapadı.