Herhangi bir kelime yazın!

"floes" in Turkish

buz kütleleri (yüzeydeki)

Definition

Genellikle kutuplarda bulunan, büyük ve düz, su üzerinde yüzen buz parçalarıdır. Daha büyük buz tabakalarından koparak oluşurlar.

Usage Notes (Turkish)

Terim daha çok bilimsel veya coğrafi metinlerde geçer. Günlük konuşmada nadirdir. 'Buz kütleleri' bazen 'yüzen buz' ile beraber kullanılır.

Examples

The polar bears walk on the floes to hunt for food.

Kutup ayıları, yiyecek aramak için **buz kütleleri** üzerinde yürür.

In spring, the river is covered with floes.

İlkbaharda nehir, **buz kütleleri** ile kaplanır.

Ships have trouble moving through thick floes.

Gemiler, kalın **buz kütleleri** arasında hareket etmekte zorlanır.

We watched the floes drifting slowly past the shore.

Kıyının önünden yavaşça geçen **buz kütlelerini** izledik.

In winter, seals often rest on floes in the Arctic.

Kışın, fok balıkları genellikle Arktik'teki **buz kütleleri** üzerinde dinlenir.

As the sun came out, the floes began to melt and break apart.

Güneş çıkınca **buz kütleleri** erimeye ve parçalanmaya başladı.