Herhangi bir kelime yazın!

"flinging" in Turkish

fırlatmaksavurmak

Definition

Bir şeyi hızlı ve kuvvetli şekilde, bazen de dikkatsizce fırlatmak. İnsanların veya hayvanların ani ve enerjik hareketlerini de ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

'Atmak' fiilinden daha ani ve güçlü bir hareketi belirtir. Genelde nesneler için kullanılsa da, insanlar veya hayvanlar için de kullanılabilir. 'flirting' veya 'slinging' ile karıştırılmamalı.

Examples

He is flinging stones into the river.

O nehre taş **fırlatıyor**.

She is flinging her coat onto the chair.

Ceketini sandalyeye **fırlatıyor**.

The children are flinging snowballs at each other.

Çocuklar birbirlerine kartopu **fırlatıyor**.

She came running, flinging herself into his arms.

Koşarak geldi ve kendini onun kollarına **fırlattı**.

Stop flinging your dirty clothes on the floor!

Kirli kıyafetlerini yere **fırlatmayı** bırak!

He was so angry, he started flinging books everywhere.

O kadar sinirliydi ki her yere kitap **fırlatmaya** başladı.