"flailed" in Turkish
Definition
Kollarını veya vücudunu hızlı ve kontrolsüz bir şekilde hareket ettirmek; genellikle korku, panik veya denge kaybı sırasında olur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle panik, korku veya beceriksizlik sonucu kontrolsüzce kol veya vücut hareketi için kullanılır. 'flailed' daha çok geçmiş zaman için geçerlidir; mecaz anlamda başarısızlık için de kullanılır.
Examples
The swimmer flailed in the water, trying to stay above the surface.
Yüzücü, suyun yüzeyinde kalmaya çalışırken suda **çırpındı**.
She flailed her arms to get someone's attention.
Birinin dikkatini çekmek için kollarını **savurdu**.
The child flailed when he slipped on the ice.
Çocuk buzda kayınca **çırpındı**.
He flailed around in the dark, searching for the light switch.
Işık anahtarını ararken karanlıkta etrafta **çırpındı**.
She flailed desperately when she lost her balance on the stairs.
Merdivenlerde dengesini kaybedince umutsuzca **çırpındı**.
I completely flailed during that math test; I had no idea what I was doing.
O matematik sınavında tamamen **çuvalladım**; ne yaptığımı bilmiyordum.