"flagrantly" in Turkish
Definition
Kötü veya yasadışı bir şeyi, hiç gizlemeden ve herkesin görebileceği şekilde yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi dilde, açıkça ve utanmadan kural ihlali yapanları eleştirirken kullanılır. Küçük hatalar ya da olumlu fiiller için kullanılmaz. 'flagrantly ignore', 'flagrantly violate' gibi kalıplarda rastlanır.
Examples
He flagrantly broke the rules in front of everyone.
O, herkesin önünde kuralları **açıkça** çiğnedi.
The company was flagrantly polluting the river.
Şirket, nehri **açıkça** kirletiyordu.
She flagrantly lied to the teacher.
Öğretmene **açıkça** yalan söyledi.
The referee saw him flagrantly foul the other player but did nothing.
Hakem, onun başka bir oyuncuya **açıkça** faul yaptığını gördü ama hiçbir şey yapmadı.
They flagrantly ignored the warning signs around the construction site.
İnşaat alanındaki uyarı işaretlerini **göstere göstere** görmezden geldiler.
People were shocked that the law could be flagrantly broken with no consequences.
Yasaların bu kadar **açıkça** ihlal edilip hiçbir sonuç olmamasına insanlar şaşırdı.