Herhangi bir kelime yazın!

"fishmonger" in Turkish

balıkçı (satıcı)

Definition

Balık ve deniz ürünlerini satmakla uğraşan kişi, genellikle balıkçı dükkânında veya pazarda çalışır.

Usage Notes (Turkish)

Kavram genellikle pazar veya balık dükkânlarında çalışanlar için kullanılır, süpermarket çalışanları için değildir. Erkek ve kadınlar için uygundur.

Examples

The fishmonger sells fresh salmon every morning.

**Balıkçı** her sabah taze somon satar.

We bought shrimp from the fishmonger at the market.

Biz pazardaki **balıkçıdan** karides aldık.

The fishmonger cleans the fish for the customers.

**Balıkçı**, müşteriler için balıkları temizler.

If you want the best seafood, try asking the fishmonger what's fresh today.

En taze deniz ürünlerini isterseniz, bugün neyin taze olduğunu **balıkçıya** sorun.

The local fishmonger knows everyone in the neighborhood.

Mahallenin **balıkçısı** herkesi tanır.

When I was a child, the fishmonger used to give me a small treat when I visited with my mom.

Çocukken, annemle beraber gittiğimde **balıkçı** bana küçük bir hediye verirdi.