"firefights" in Turkish
Definition
Genellikle askerler veya silahlı gruplar arasında gerçekleşen kısa ve şiddetli silahlı çatışmalar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle askeri veya polis bağlamında kullanılır; 'itfaiyeci' ile karıştırılmamalıdır, sadece silahlı çatışmayı ifade eder.
Examples
There were several firefights along the border last night.
Dün gece sınırda birkaç **çatışma** yaşandı.
The soldiers prepared for possible firefights during the mission.
Askerler, görev sırasında meydana gelebilecek **çatışmalara** hazırlandı.
Many villagers fled when they heard the firefights nearby.
Birçok köylü, yakındaki **çatışmaları** duyunca kaçtı.
The news reported heavy firefights between rival groups in the city.
Haberler, şehirde rakip gruplar arasındaki şiddetli **çatışmaları** bildirdi.
After several firefights, the troops managed to advance.
Birkaç **çatışmadan** sonra birlikler ilerlemeyi başardı.
Civilians often get caught in the crossfire during unexpected firefights.
Beklenmedik **çatışmalar** sırasında siviller genellikle çapraz ateşte kalır.