"fill your boots" in Turkish
Definition
Birine sunulan bir şeyden istediğin kadar almak ya da bir şeyi tam anlamıyla keyfini çıkarmak anlamına gelen, gayri resmi İngilizce bir deyimdir.
Usage Notes (Turkish)
Çok samimi, genellikle İngiliz İngilizcesinde kullanılır. Birine yemek, içecek teklif ederken ya da bir şeyi dilediği gibi yapmasını teşvik ederken kullanılır. Kelime anlamı kastedilmez.
Examples
There's plenty of cake left, so fill your boots.
Bol bol pasta var, **istediğin kadar al**.
If anyone wants more drinks, fill your boots before we leave.
Daha fazla içecek isteyen varsa, gitmeden önce **istediğin kadar al**.
It's an open buffet, so go and fill your boots!
Açık büfe, hadi **istediğin kadar al**!
We just got paid—let's hit the pub and fill our boots tonight!
Maaş yattı—hadi bu akşam bara gidelim ve **keyfini çıkaralım**!
There's free coffee in the break room today, so go fill your boots!
Bugün dinlenme odasında ücretsiz kahve var, **istediğin kadar iç**!
The boss said anyone who wants overtime this week can fill their boots.
Patron bu hafta fazla mesai isteyen herkese '**istediğin kadar çalış**' dedi.