"fastens" in Turkish
Definition
Bir şeyi sabitlemek veya yerinde tutturmak; örneğin düğme iliklemek, kemer bağlamak veya kayış takmak.
Usage Notes (Turkish)
'Fasten', 'close' veya 'tie'dan daha resmidir. Genelde kemer, düğme veya kayış için kullanılır; kapı için ise 'kilitlemek' veya 'kapatmak' tercih edilir.
Examples
She fastens her seatbelt before driving.
Araba sürmeden önce emniyet kemerini **bağlar**.
He fastens the buttons on his shirt.
Gömleğinin düğmelerini **ilikler**.
The worker fastens the rope before climbing.
İşçi, tırmanmadan önce ipi **bağlar**.
She always fastens her coat tightly in winter.
Kışın her zaman kabanını sıkıca **tuttuturur**.
Before takeoff, the flight attendant fastens the demonstration buckle.
Kalkıştan önce hostes, gösterim tokasını **bağlar**.
Tom quickly fastens his backpack before running for the bus.
Tom otobüse koşmadan önce çantasını hızla **bağlar**.