"farce" in Turkish
Definition
Fars, abartılı ve saçma durumlarla yapılan komedi türüdür. Aynı zamanda çok kötü organize edilen veya gülünç hale gelen durumlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Fars' kelimesi komedilerde resmi bir anlam taşır; başarısız toplantı, organizasyon veya mahkemeyi alaya almak için de kullanılır. Sadece yalan veya hile anlamı taşımaz; daha çok saçmalık, ciddiyetsizlik vurgulanır.
Examples
The play was a farce that made everyone laugh.
Oyun tam bir **fars**tı ve herkes güldü.
Everyone agreed that the meeting was a complete farce.
Herkes toplantının tam bir **fars** olduğu konusunda hemfikir oldu.
That competition turned into a farce when the rules kept changing.
Kurallar sürekli değişince yarışma tam bir **maskara**ya dönüştü.
Honestly, that interview was a total farce—they didn't even ask real questions.
Dürüst olmak gerekirse, o mülakat tam bir **fars**tı—gerçek soru bile sormadılar.
After seeing the way the event was organized, he called it a farce.
Etkinliğin organizasyonunu görünce ona **maskara** dedi.
If the system can't be trusted, the whole process becomes a farce.
Sisteme güvenilemiyorsa, tüm süreç bir **fars**a dönüşür.