"fanning" in Turkish
Definition
Bir nesneyi sallayarak serinletmek veya nesneleri yelpaze şeklinde açmak.
Usage Notes (Turkish)
'fanning yourself' kendini serinletmek için, 'fanning the cards' kartları yelpaze gibi açmak için kullanılır.
Examples
She was fanning herself with a newspaper.
Gazeteyle kendini **yelpazeliyordu**.
He is fanning the smoke away from the fire.
Ateşten çıkan dumanı **yelpazeliyordu**.
The dealer was fanning the cards before the game.
Dağıtıcı oyundan önce kartları **yelpaze gibi açıyordu**.
It was so hot that everyone was fanning themselves at the bus stop.
O kadar sıcaktı ki herkes durakta **yelpazeleniyordu**.
She sat by the window, fanning her baby gently to keep him cool.
Cam kenarında oturup bebeğini serinletmek için nazikçe **yelpazeliyordu**.
He walked in, fanning out a wad of cash for everyone to see.
İçeri girip herkes görsün diye bir tomar parayı **yelpaze gibi açtı**.